Bu gadget'ta bir hata oluştu

Bu Blogda Ara

10 Haziran 2010 Perşembe

O, Şu, Bukart

Bugün şehir merkezine gitmek üzere toplu taşıma aracı kullanmaya karar vermiştim. Malum hava da açık-kapalı karışımı bir şey her an yağış olabileceğinden dolayı araba sayısı bir hayli fazla olması an meselesi.

Bursa'da oturanlar bilir BuKart dediğimiz bir uygulama var toplu taşıma araçlarında. İstanbuldaki akbil hesabı...

Kredi kartı boyutlarına sahip plastikten, öğrencisi, öğretmeni, polisi, amiri, memuru, emeklisi, yaşlısı diye kişiselleştirilen bir kart.



Tabi nasıl akbil'i kullanma mecburiyeti yoksa "BuKart" kullanma mecburiyeti de yok. Ancak otobüste para veremiyorsunuz. Para'nın ilk kez geçersiz olduğu bir yere rastlamıştım bu uygulamaya geçildiğinde.

Şayet bu kartı kullanan birinin otobüse bindiğine şahit olduğunuzu varsayalım, diyelim yeterli kredisi de yok, kartını ilgili cihaza okuttuğu anda "dııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııtt" diye tüm otobüs duyabileceği çirkin bir ses işitebilirsiniz. Hemen akabinde:

Fazla kartı olan var mı? (fazla mı? hee evet zevk olsun diye beşer tane bukartla dolaşıyorum)
Fazla kontürü olan var mı? (ne lan bu cep telefonu mu)(kontur de kalmadı ya)
Kartı olan? (anket yapıyor sanki)
Kontürü olan? (yorumsuz artık =))

En mantıklı soru sanırım şoför bey'e en yakın yerde kartını doldurabilme imkanı olup olmadığıdır. (Dolum merkezleri genelde durak yanı başlarında oluyor)



Genel prosedür böyle, ya da BuKart kullanıcı değilseniz dolum merkezlerinden manyetik bilet satın alabilirsiniz.
Tekli, üçlü, beşli, onlu falan diye gidiyordu bir ara hala öyle mi bilmiyorum. Tekli var onu biliyorum.



Bu uygulama bayağıdır mevcut Bursa'da. Ben daha liseye gidiyordum, düşün.

Velhasıl, bugün sanırım o uygulama başladığından beri mağarasından çıkmayan bir teyzeye şahit oldum. Çıkış tarihini bilmediğimi belirtmiştim de yani kadın minimum 5 senedir hiçbir toplu taşıma aracına binmemiş.

Neyse teyzem zar zor bindi zaten, sadece onun binmesi için 3 dakika bekledik bende hemen ön sıralardaki koltukların orada ayaktayım. İlgili BuKart cihazın yanına geldiğinde çantasını kurcaladı, kurcaladı, kurcaladı ve sonunda bir manyetik bilet çıktı. Bu sırada arkasında hala binmek için sıra bekleyen insanlar var.



Teyzem aldı bileti, bir önüne baktı bir arkasına sora gitti şoförün suratına tuttu. Öylece bekliyor. Sanırım sadece biletin gösterilmesinin yeterli olacağını düşünüyor. Üstüne şoför "biip" deyince teyzem geçti hemen en ön sıradaki boşalan koltuğa çöreklendi.



O değil de şoför'ün zekasına mı hayran kalayım, teyzenin soğuk kanlılığına mı bilemedim.

Sonraki durakta neredeyse tamamen boşalan otobüsün arkasına doğru ilerledim ve en arkada kendime bir yer buldum. O sırada da durakta binip yanıma gelmeye çalışan bir amca-dede karışımı biri gözüktü. Yanımdaki koltuk da boş. Sallana sallana geldi aracın hareketinden dolayı. Bir yandan da söyleniyor:


"Ulan az kalsın düşüyorduk ha ihtiyar gibiii...."

Hala düşmekle durmak arasında gidip geliyor ama amca. Basamağa adımını attı yanıma oturabilmek için, o esnada otobüs de sert bir fren yaptı, amcam yine geriye doğru sendelemeye başladı bir yandan da söyleniyor yine.Ben söylenmesine artık bariz sırıtmaya başladım düşmesin diye de kolundan yakaladım çekiyorum. Üzerine bir de azar yedik mükemmel oldu tabi. amca "gül gül, gülene kadar heh tutsana öyle kolumdan, seni de görcem yaşlanınca bastonla".

Güleyim mi yoksa amca affedersin bsg iyilik yapalım dedik kursağımıza tıktın mı diyeyim bilemedim.

Öyle biraz tuhaf bir post oldu.

Not: Şoför çok iyi ama ya.

2 yorum:

Sayın Seyirciler !